22.9 C
Hamburg
Çarşamba, Mayıs 15, 2024

Yakışıksız

ataol-behramogluHaksızlık edebilirim kaygısıyla yazıyı az önce bir kez daha okudum. Daha ağırını söylememek için şimdilik “yakışıksız” demekle yetiniyorum. Kırk yıllık arkadaşa, onun da ötesinde bunca yılın köşe yazarına, deneyimli gazetecisine yakışmayan bir yazı bu. 26 Nisan tarihli gazetemizin “Politika Günlüğü” köşesinde yayımlanan “Neden Bu Kadar Korkuyorsun?” başlıklı yazıdan söz ettiğimi tahmin etmişsinizdir..

***

Hiç anlayamadığım bir cümleyle, “Sıradan sözcükler şiire dönüşür mü” sorusuyla başlayan yazıda az sonra yanıt makamında bir şeyler söyleniyor, ama onlardan da bir şey anlaşılmıyor:. “….sözcüklerin bir omurgada eklemlenerek şiirleşmesi ilmi simyaya özgüdür.” İsteyen istediği konuda ahkâm kesebilir kuşkusuz… Fakat şiirin nasıl olması gerektiği konusunda ders niteliğinde sözlere, üstelik şiirlerim üzerine sayısız övgü sözleri yazıp söylemiş bir arkadaş tarafından, neden muhatap seçildiğimi şu anda da anlayabilmiş değilim doğrusu…

***

Söz konusu yazı yine bir soru cümlesiyle devam ediyor: “Marksizmi bilen bir aydın, gençlik günlerini unutup şoven duygularla yurtseverlik taslayabilir mi?”
Taslayamaz kuşkusuz, taslamaması gerekir…
Hele keskin solcu gençlik günlerini unutup iktidarın yalakası olmuş, yurt sevgisizlikleri yurt hainliğine ulaşmış döneklerin ortalığı kapladığı bir dönemde…
Kardeşim Nihat Behram’la yirmili yaşlarımızdaki mektuplaşmalarımız tam da şu günlerde yayımlandı…
Politika Günlüğü” köşesinin yazarı bir zahmet o mektuplara göz atarsa, o günlerde de Marksizmle yurtseverlik arasında bir çelişki olmadığının açık ya da dolaylı vurgulandığını, yurtseverliğin de şovenlikle ilgisi bulunmadığını görecektir.
Bilimsel sosyalizm, öncelikle emek sömürüsüne karşı oluş demektir. Yurtseverlik, ait olduğun toprağı, ülkeyi, halkı, kültürü tanımak, sevmek; sömürüye, ihanete, düşmanlığa duyarsızlığa karşı onu koruyup esirgemektir.
Aralarında bir çelişki, karşıtlık bulunmadığı gibi, birbirlerini bütünlerler.
Bilimsel sosyalizm kuramını onun düşmanları da okuyup öğrenebilir.
Önemli olan, bizde pek çok örneği bulunduğu gibi papağanlık değil, öncelikle emeğe, emekçi insana sevgi duyan bir yürek taşımaktır.
Tıpkı bunun gibi yurt sevgisi de öğrenmeden çok, bir yürek işidir.
Halk insanı, yurduna kendiliğinden bağlıdır. Yurt sevgisi onun için doğal bir şeydir.
Birçok konuda olduğu gibi bu konuda da kafası karışık, yüreği soğuk olanlar, birtakım aydınlar, aydınsılardır…

***

Devam edelim…
“…zindanlara atılan çocuklarımız için ‘oh iyi oldu’ demek bir ülkenin aydınlarına, şairlerine, yazarlarına yakışmaz”mış…
Bu aydınlar, şairler, yazarlar kim ola ki?
Sakın Ergenekon’da, Balyoz’da düzmece yargıyla ağız birliği ederken, şimdi bu konularda çıt çıkarmayıp “ideolojilerini zamanın saatine, kendi çıkarlarına göre ayarlayarak” yine demokrasi kahramanı pozunda, üstelik dün karşı oldukları yayın organlarında yazıp çizenler olmasın?
Yoksa o kişi, 1982’de Barış Derneği sanığı olarak zaten cezaevindeyken, işkencede ölen bir genç için verdiği demeç nedeniyle zamanın hükümetine hakaret suçlamasıyla ayrıca hapis cezasına çarptırılan; F Tipi denilen ölüm hücrelerine karşı sanatçıların ve örgütlerinin en başında savaşım veren, Ergenekon ve Balyoz süreçlerinde yine en önde çaba harcayan ben miyim?..
Böylesine ağır bir ithamın sahibini, kastının kim olduğunu söyleyemezse, bilmem nasıl adlandırmak gerekir?

***

Filan partinin barajı geçmesinden korkuyor muşum, barajı geçer diye üzülüyor muşum, üstü kapalı da olsa bu partiye oy verilmesin diyormuşum…
Yazılanları ancak tersinden okuyan, kafası karışmış biri söyleyebilir bunları.
Ve son olarak da araya sıkıştırılmış pek dokunaklı bir cümle:
“Bebekler kardeştir, insanlar kardeştir”..
“Bebeklerin Ulusu Yok” adlı bir şiirin yazarını, kitaplarından birinin adı “Kimliğim: İnsan” olan bir şair ve yazarı hedef alarak söyleniyorsa bunlar, yapılan şey yakışıksızdan da öte, ayıptır.
1 Mayıs tarihli gazetemizdeki bir haberin “ ‘Soykırım Olmadı’ Bildirisi” başlığıyla sunulmasının “yakışıksızlığı” konusunda ayrıca yazacağım…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

- Advertisement -spot_img

İNSTAGRAM

SON HABERLER

Yakışıksız

ataol-behramogluHaksızlık edebilirim kaygısıyla yazıyı az önce bir kez daha okudum. Daha ağırını söylememek için şimdilik “yakışıksız” demekle yetiniyorum. Kırk yıllık arkadaşa, onun da ötesinde bunca yılın köşe yazarına, deneyimli gazetecisine yakışmayan bir yazı bu. 26 Nisan tarihli gazetemizin “Politika Günlüğü” köşesinde yayımlanan “Neden Bu Kadar Korkuyorsun?” başlıklı yazıdan söz ettiğimi tahmin etmişsinizdir..

***

Hiç anlayamadığım bir cümleyle, “Sıradan sözcükler şiire dönüşür mü” sorusuyla başlayan yazıda az sonra yanıt makamında bir şeyler söyleniyor, ama onlardan da bir şey anlaşılmıyor:. “….sözcüklerin bir omurgada eklemlenerek şiirleşmesi ilmi simyaya özgüdür.” İsteyen istediği konuda ahkâm kesebilir kuşkusuz… Fakat şiirin nasıl olması gerektiği konusunda ders niteliğinde sözlere, üstelik şiirlerim üzerine sayısız övgü sözleri yazıp söylemiş bir arkadaş tarafından, neden muhatap seçildiğimi şu anda da anlayabilmiş değilim doğrusu…

***

Söz konusu yazı yine bir soru cümlesiyle devam ediyor: “Marksizmi bilen bir aydın, gençlik günlerini unutup şoven duygularla yurtseverlik taslayabilir mi?”
Taslayamaz kuşkusuz, taslamaması gerekir…
Hele keskin solcu gençlik günlerini unutup iktidarın yalakası olmuş, yurt sevgisizlikleri yurt hainliğine ulaşmış döneklerin ortalığı kapladığı bir dönemde…
Kardeşim Nihat Behram’la yirmili yaşlarımızdaki mektuplaşmalarımız tam da şu günlerde yayımlandı…
Politika Günlüğü” köşesinin yazarı bir zahmet o mektuplara göz atarsa, o günlerde de Marksizmle yurtseverlik arasında bir çelişki olmadığının açık ya da dolaylı vurgulandığını, yurtseverliğin de şovenlikle ilgisi bulunmadığını görecektir.
Bilimsel sosyalizm, öncelikle emek sömürüsüne karşı oluş demektir. Yurtseverlik, ait olduğun toprağı, ülkeyi, halkı, kültürü tanımak, sevmek; sömürüye, ihanete, düşmanlığa duyarsızlığa karşı onu koruyup esirgemektir.
Aralarında bir çelişki, karşıtlık bulunmadığı gibi, birbirlerini bütünlerler.
Bilimsel sosyalizm kuramını onun düşmanları da okuyup öğrenebilir.
Önemli olan, bizde pek çok örneği bulunduğu gibi papağanlık değil, öncelikle emeğe, emekçi insana sevgi duyan bir yürek taşımaktır.
Tıpkı bunun gibi yurt sevgisi de öğrenmeden çok, bir yürek işidir.
Halk insanı, yurduna kendiliğinden bağlıdır. Yurt sevgisi onun için doğal bir şeydir.
Birçok konuda olduğu gibi bu konuda da kafası karışık, yüreği soğuk olanlar, birtakım aydınlar, aydınsılardır…

***

Devam edelim…
“…zindanlara atılan çocuklarımız için ‘oh iyi oldu’ demek bir ülkenin aydınlarına, şairlerine, yazarlarına yakışmaz”mış…
Bu aydınlar, şairler, yazarlar kim ola ki?
Sakın Ergenekon’da, Balyoz’da düzmece yargıyla ağız birliği ederken, şimdi bu konularda çıt çıkarmayıp “ideolojilerini zamanın saatine, kendi çıkarlarına göre ayarlayarak” yine demokrasi kahramanı pozunda, üstelik dün karşı oldukları yayın organlarında yazıp çizenler olmasın?
Yoksa o kişi, 1982’de Barış Derneği sanığı olarak zaten cezaevindeyken, işkencede ölen bir genç için verdiği demeç nedeniyle zamanın hükümetine hakaret suçlamasıyla ayrıca hapis cezasına çarptırılan; F Tipi denilen ölüm hücrelerine karşı sanatçıların ve örgütlerinin en başında savaşım veren, Ergenekon ve Balyoz süreçlerinde yine en önde çaba harcayan ben miyim?..
Böylesine ağır bir ithamın sahibini, kastının kim olduğunu söyleyemezse, bilmem nasıl adlandırmak gerekir?

***

Filan partinin barajı geçmesinden korkuyor muşum, barajı geçer diye üzülüyor muşum, üstü kapalı da olsa bu partiye oy verilmesin diyormuşum…
Yazılanları ancak tersinden okuyan, kafası karışmış biri söyleyebilir bunları.
Ve son olarak da araya sıkıştırılmış pek dokunaklı bir cümle:
“Bebekler kardeştir, insanlar kardeştir”..
“Bebeklerin Ulusu Yok” adlı bir şiirin yazarını, kitaplarından birinin adı “Kimliğim: İnsan” olan bir şair ve yazarı hedef alarak söyleniyorsa bunlar, yapılan şey yakışıksızdan da öte, ayıptır.
1 Mayıs tarihli gazetemizdeki bir haberin “ ‘Soykırım Olmadı’ Bildirisi” başlığıyla sunulmasının “yakışıksızlığı” konusunda ayrıca yazacağım…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

- Advertisement -spot_img

İNSTAGRAM

SON HABERLER