22.9 C
Hamburg
Çarşamba, Mayıs 15, 2024

Haluk Gerger, Hamburg’da konuştu!

halukOrtadoğu Uzmanı Haluk Gerger, Hamburg’da ATİF tarafından düzenlenen panelde önemli açıklamalar yaptı.

ELBE EXPRESS/HABER MERKEZİ

ATİF-Hamburg Derneği, Doç.Dr Haluk Gerger ile birlikte Ortadoğu’da son gelişmeler ve 1 Kasım seçimlerine giderken Türkiye’deki politik durumu konu alan bir panel düzenledi. 4 saatten fazla süren panele dinleyicilerin ilgisi oldukça yoğundu.

Gerger, Türkiye’de iki kriz zemini olduğnu belirterek sözlerini sürdürdü. Bunun birincisinin Türkiye ile sınırlı bir zemin, içerdeki Kürt sorunu, yönetimeme sorunu gibi.. İkincisinin ise bölgesel kriz zemini olduğunu belirtti. Bu zeminde de emperyalistlerin, bölge ülkelerinin ve siyasi islami hareketlerin ve bölge halkının krizinin bir yansımasının bulunduğunu söyledi.

atif1

Başkanlık sistemine de değinen Haluk Gerger, Erdoğan’ın başkanlık istemi olduğunu ama başkanlık sistemi tartışmalarının Erdoğan ile başlamadığını bunun yönetimeme kriziyle alakalı bir durum olduğuna dikkat çekti.

Türkiye’de egemenler cephesinde de bir ayrışma olduğunu belirten Gerger, bunun birincisinin eski ulusal, kemalist, laik blok; ikincisinin ise Türk islam sentezci bir blok olduğunu, birincisinin TUSİAD, ikincisinin ise MUSİAD’da vucut bulduğunu sözlerine ekledi.

Türkiye’de yaşanan sorunların ya da krizlerin anasının Kürt sorunu olduğunu, bu soruna da Türk egemenlerinin bulduğu çözüm yollarının artık işlemez olduğuna değinin Gerger, bunun bir kriz ortamı yarattığını belirtti.

Eski Türkiye ve Yeni Türkiye ayrımı yapan Gerger, eski Türkiye’de Kürt sorununu yanlızca şiddetle çözme mantığının olduğunu bunun da 12 Eylül darbesiyle tavan yaptığını ve bu şiddet darbesiyle Türkiye solunun ezildiğini ama Kürt hareketi açısından tam   bir ters etki yaptığıını, Kürt hareketinin darbeden sonra daha da büyüdüğünü söyledi.

atif

Yeni Türkeye’de ise sorunun çözümünün yanlızca şiddetle değil, reformlar ve iyileştirmelerle de çözülmeye çalışıldığını söyledi. Gerger Türkiye’nin İŞİD’le karşılaşmasını da Kürt sorunuyla bağlaştırdı.

Türkiye’nin Suriye politikasının Irak işgali esnasında yürüttüğü politikadan çıkardığı dersle şekillendiğini ileri süren Gerger, Irak işgaliyle ortaya çıkan Güney Kürdistan gerçeğinin, Suriye sorununa müdahil olarak başka bir Kürt oluşumunun ortaya çıkmasını engellemek istediğini ama bunda başarısız kaldığını belirtti.

Türkiye’nin içinde bulunduğu krizi faşizan bir tek adam yönetimiyle aşmak istediğini belirten Gerger, Türkiye’de az gelişmiş ülkelere özgü bir faşizm olduğunu ama bunun teorisinin bulunmadığını, solun bunu teorileştirmek için çaba içerisine girmesi gerektiğini belirtti. Faşizme karşı mücadelenin de bir anti-faşist cepheyle yürütülebileceğinin mümkün olabileceğinin altını çizdi.

1 Kasım seçimlerine de değinen Gerger, 7 Haziran seçimleriyle artık Erdoğan’ın başkanlık planlarının suya düştüğünü, 1 kasım seçimleri sonucunda AKP tek başına iktidar da olsa, başkanlık sistemine artık AKP içinde bile itirazların yükseleceğinin görülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Türkiye’de bir kriz ortamı olduğunu, yönetenlerin eskisi gibi yönetimediğini, yine yönetilenlerin de eskisi gibi yönetilmek istemediğini ama bunun tam anlamıyla devrimci bir durumun olduğu anlamına gelmediği, devrimci durumların devrimci önderliklerle bir anlam bulduğunu, bugünkü durumda bu durumun eksik olduğunu söyledi.

Panel dinleyicilerin görüşlerini belirtmesi ve soruların yanıtlanmasının ardından sonlandırıldı.

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

- Advertisement -spot_img

İNSTAGRAM

SON HABERLER

Haluk Gerger, Hamburg’da konuştu!

halukOrtadoğu Uzmanı Haluk Gerger, Hamburg’da ATİF tarafından düzenlenen panelde önemli açıklamalar yaptı.

ELBE EXPRESS/HABER MERKEZİ

ATİF-Hamburg Derneği, Doç.Dr Haluk Gerger ile birlikte Ortadoğu’da son gelişmeler ve 1 Kasım seçimlerine giderken Türkiye’deki politik durumu konu alan bir panel düzenledi. 4 saatten fazla süren panele dinleyicilerin ilgisi oldukça yoğundu.

Gerger, Türkiye’de iki kriz zemini olduğnu belirterek sözlerini sürdürdü. Bunun birincisinin Türkiye ile sınırlı bir zemin, içerdeki Kürt sorunu, yönetimeme sorunu gibi.. İkincisinin ise bölgesel kriz zemini olduğunu belirtti. Bu zeminde de emperyalistlerin, bölge ülkelerinin ve siyasi islami hareketlerin ve bölge halkının krizinin bir yansımasının bulunduğunu söyledi.

atif1

Başkanlık sistemine de değinen Haluk Gerger, Erdoğan’ın başkanlık istemi olduğunu ama başkanlık sistemi tartışmalarının Erdoğan ile başlamadığını bunun yönetimeme kriziyle alakalı bir durum olduğuna dikkat çekti.

Türkiye’de egemenler cephesinde de bir ayrışma olduğunu belirten Gerger, bunun birincisinin eski ulusal, kemalist, laik blok; ikincisinin ise Türk islam sentezci bir blok olduğunu, birincisinin TUSİAD, ikincisinin ise MUSİAD’da vucut bulduğunu sözlerine ekledi.

Türkiye’de yaşanan sorunların ya da krizlerin anasının Kürt sorunu olduğunu, bu soruna da Türk egemenlerinin bulduğu çözüm yollarının artık işlemez olduğuna değinin Gerger, bunun bir kriz ortamı yarattığını belirtti.

Eski Türkiye ve Yeni Türkiye ayrımı yapan Gerger, eski Türkiye’de Kürt sorununu yanlızca şiddetle çözme mantığının olduğunu bunun da 12 Eylül darbesiyle tavan yaptığını ve bu şiddet darbesiyle Türkiye solunun ezildiğini ama Kürt hareketi açısından tam   bir ters etki yaptığıını, Kürt hareketinin darbeden sonra daha da büyüdüğünü söyledi.

atif

Yeni Türkeye’de ise sorunun çözümünün yanlızca şiddetle değil, reformlar ve iyileştirmelerle de çözülmeye çalışıldığını söyledi. Gerger Türkiye’nin İŞİD’le karşılaşmasını da Kürt sorunuyla bağlaştırdı.

Türkiye’nin Suriye politikasının Irak işgali esnasında yürüttüğü politikadan çıkardığı dersle şekillendiğini ileri süren Gerger, Irak işgaliyle ortaya çıkan Güney Kürdistan gerçeğinin, Suriye sorununa müdahil olarak başka bir Kürt oluşumunun ortaya çıkmasını engellemek istediğini ama bunda başarısız kaldığını belirtti.

Türkiye’nin içinde bulunduğu krizi faşizan bir tek adam yönetimiyle aşmak istediğini belirten Gerger, Türkiye’de az gelişmiş ülkelere özgü bir faşizm olduğunu ama bunun teorisinin bulunmadığını, solun bunu teorileştirmek için çaba içerisine girmesi gerektiğini belirtti. Faşizme karşı mücadelenin de bir anti-faşist cepheyle yürütülebileceğinin mümkün olabileceğinin altını çizdi.

1 Kasım seçimlerine de değinen Gerger, 7 Haziran seçimleriyle artık Erdoğan’ın başkanlık planlarının suya düştüğünü, 1 kasım seçimleri sonucunda AKP tek başına iktidar da olsa, başkanlık sistemine artık AKP içinde bile itirazların yükseleceğinin görülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Türkiye’de bir kriz ortamı olduğunu, yönetenlerin eskisi gibi yönetimediğini, yine yönetilenlerin de eskisi gibi yönetilmek istemediğini ama bunun tam anlamıyla devrimci bir durumun olduğu anlamına gelmediği, devrimci durumların devrimci önderliklerle bir anlam bulduğunu, bugünkü durumda bu durumun eksik olduğunu söyledi.

Panel dinleyicilerin görüşlerini belirtmesi ve soruların yanıtlanmasının ardından sonlandırıldı.

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

- Advertisement -spot_img

İNSTAGRAM

SON HABERLER