18.3 C
Hamburg
Çarşamba, Haziran 23, 2021

DOĞU AKDENİZ

Tarih boyunca binbir imparatorluklara ev sahipliği, deniz savaşlarına şahitlik yapmış, Kıbrıs gibi adayı bağrında saklayan Akdeniz, birileri tarafından yine savaş meydanı yapılmak istenmektedir.

Etrafını Suriye, Ürdün, İsrail, Türkiye, Mısır, Libya ve Yunanistan gibi ülkeler, Akdeniz`i bir halı nakışı gibi süslemektedir. Bu güzel ve berak deniz bu günlerde üzgün ve birazda sitemli şekilde etrafını çeviren ülkeleri seyretmektedir.

Kapitalist sistemin acımasız doyumsuzluğu, son günlerde insanlığın ortak malı olan bu güzel denizi, doğal ısısının üzerinde bir ısı seviyesine getirmekteler. Libya`da Kaddafı ve Irak`da Saddam`ı katleden emperyalizim, Irak ve Libya petrollerine el koydular. Doymayan emperyalizim, sonunda Doğu Akdeniz`de ki deniz altı kaynakları paylaşmak için, emperyalizmin acımasız savunucu çakalları bir birine saldırıyorlar.

Kurtuluş Savaşı ve Kıbrış Barış Hareketi`ni hazmedemiyen emeryalist güçler, şimdide Doğu Akdeniz`de Türkiye ile savaşmak istemekteler. Büyük Atatürk`ün üstün zekası karşısında yenilen emperyalizim, Türkiye`yi yeniden güdümlü devlet yapmak için her oyunu sahneye koymaktalar.Aynı şekilde Kıbrış Barış Hareketi`i emrini veren ve kıbrıslı türklerin onurunu koruyan Ecevit, emperyalist Amerika`nın karşısında dik durduğu için hiç sevilmemiştir.

Tabi ki, Türkiye hükümeti ve Erdoğan Orta Doğu siyasetindeki yanlış manevraları sonucunda, Doğu Akdeniz meselesinde haklı olduğu halde haksız duruma düşmektedir. Neredeyse bütün komşuları ile diplomatik ilişkilerini yok eden ve devletler arası çıkarları şahsi hırs ve husumete endekslersen, sonunda haklı olduğun davanda dahi yalnız kalırsın.Türkiye`nin Doğu Akdeniz konusunda haklı çıkabilmesi için, şu girişimleri yapması kaçınılmazdır:

Birincisi, zaman geçirmeden Mısır ile diplomatik ilişkileri sağlamalı ve yeniden Mısır ile kardeş olduğunu kanıtlamalıdır.İkincisi, Suriye ile diplomatik ilişkileri kurup, düşman Esed ile yeniden kardeşim Esad`ı gerçekleştirmelidir.Üçüncüsü, Erdoğan`ın Doğu Akdeniz meselesini „Şahsım meselesi“ olarak görmemeli. Dış ilişkiler ve gelişmeler konusunda muhalefet ile ortak hareket etmeli ve muhalefeti gelişmeler konusunda bilgilendirmelidir.Dörtüncüsü, Doğu Akdeniz meselesini içeride kendisi için kullanmamalı; öyle yaparsa şahsımı kurtaracağım derken, Türkiye Cumhuriyeti`ni çıkmaza sokarsın ki, bu senin içinde iyi olmaz.

Akdeniz suları ılımandır ve güzeldir. Eğer Akdeniz`in suyunu daha fazla ısıtırsanız, o su sizi yakar. Çok sıcak Akdeniz, etrafını çeviren ülkelere fayda değil zarar getirir.Erdoğan ve ekibi zaman geçirmeden muhalefeti devreye sokarak, komşu ülkeler ile diplomatik ve dostluk ilişkilerini yeniden kazanmalıdır.

Erdoğan önce içeride muhalefet ile masaya oturmalıdır. Muhalefeti yanına almış olan Erdoğan`ın eli dışarıda güçlenecektir. Bunun için önce içeride birlik ve beraberliği sağlamak zorundadır.

Akdeniz ısınırken, içeride demokrasi, hukukun üstünlüğü ve basın özgürlüğü güvence altına alınmalıdır. Erdoğan`ın dışarıda güçlü olması için, içeride Kıbrış Barış Hareketi`nde olduğu gibi halkı arkasına almalıdır.

Akdeniz konusu „Şahsım meselesi“ değil, bizim meselemizdir.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

- Advertisement -spot_img

İNSTAGRAM

SON HABERLER