-1.4 C
Hamburg
Cuma, Mart 5, 2021

BEDDUA ETMEK

Genelde bütün dinlerde dua veya beddua vardır. İnsanlar, inandıkları ilahi güçden, ilahi güce dua ederek yardım beklerler. Eğer, inanan birisi, kendisine kötülük yaptığına inandığı birisine, ilahi güçün ceza vermesini arzu ediyorsa, ilahi güce yalvarışına beddua denir.

Son günlerde bünyesinde birçok rahatsızlık gözlenen, yani Türkiye`yi idare ettiklerini sananlar, seçmene beddua etmeye başladılar. Seçmenden aldıkları yetki ile ülkeyi daha iyi yönetecekleri yerde, yandaşlarını ve ailelerini zengin edenler, kendilerinden uzaklaşan seçmenlerine beddua etmeye başladılar.

AKP Grup Başkan Vekili, çıplak soyundukları, taciz ve tecavize uğradıklarını zamanında açıklamıyan kadınlara „Onursuz ve Ahlaksız“ diyebiliyor. Nasıl bir ruh halinde olması gerekir ki, kadın Grup Başkanı, bu ülkenin haksızlığa uğrayıp, o haksızlığını gizleyen kadınlara hakaret edebiliyor. Buna erken bunama denir.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki,  Kayseri’de yaptığı konuşmada muhalefeti hedef alarak, “Lanet olsun oylarına. Onların oylarının Allah belasını versin” demiştir. Bu nasıl bir cahalet, bu nasıl bir aymazlık olmalı ki, ülkeyi onsekiz senedir yönetenler, sonunda kendilerine oy vermiyenlere beddua etme cüretini kendilerinde buluyorlar. Mehmet Özhaseki`ye sormak gerekir ki, bu beddualarınız İmralı`dan mektup getirtenlere ve Osman Öcalan`ı TRT`ye çıkartanlar içinde geçerli mi? Nede olsa onlarıda yaptıranlar, sonunda seçim kazanmak için yapmışlardı.

Hanı derlerya, söyle arkadaşını, söyleyeyim seni. AKP Genel Başkanı her konuşmasında, başta Ana Muhalefet Partisı Genel Başkanı`na „terbiyesiz“ diyorsa, onun emrinde, yani kulu olanlardan başka bir dil beklemek mümkünmü?

Başta AKP`nin yöneticileri olmak üzere, içişleri bakanı ve diğerleri için AKP ve MHP dışında ki partilara oy verenler ya terörist, ya hain, ya onursuz veya beddua edilecek insanlar.

Yıllarca Cumhuriyeti kuranlara hakaret ettiler, bunda da bir miktar başarılı oldular. Şimdide vatandaşlara hakaret etmeye başladılar. Bu demektir ki, uçuruma yuvarlandıklarının farkındalar. Firene basıp aracı durduracaklarına, gaza basıp uçuruma yuvarlanmayı seçiyorlar.

Benim bildiğim müslümanlıkda hırsızın, yetim hakkı yiyenlerin, devlet malını zimmetlerine geçirenlerin, adaletsiz olanların, dini kendi çıkarları için kullananların ne duası ve nede bedduası geçerlidir.

Birde Sağlık Bakanı var, köylere şenlik. Hanı rahmetli Adile Naşit vardı, her akşam kuzucuklarına masal anlatırdı. İşte Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı`da tıp ki Adile Naşit gibi, her akşam Türk Milleti`ne masal anlatıyor.

Sağlık Bakanı her akşam halka seslenişinde, ey halkım Temizlik, Mesafe ve Maske kurallarına uyun diyor. Ayrıca 65 yaş üstündekilere de, sakın dışarı çıkmayın, çünkü çok tehlikelisiniz diyor.

Fakat, aynı Sağlık Bakanı, AKP kongrelerine katılan binlerce insanlar için tek kelime edemiyor.

Fakat, ne kadar Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlarının cenazesi varsa, oraya katılan devlet erkanlarına ve cenazeye katılan binlerce insanlara hiçbir şey demiyor veya diyemiyor.

Ey sözde Sağlık Bakanı, sen görev ve sorumluluğunu yerine getirmiyerek, milletimizi büyük rizklerle karşı karşıya bırakıyorsun. Karadeniz illerinde ki vakaların çoğalmasından, o binlerce kişinin katıldığı AKP kongrelerini yapanlar sorumludur.

Ne olur, kadınlarımıza onursuz ve ahlaksız demeyi, seçmenlere lüzumsuz beddua etmeyi ve Temizlik, Mesafe ve Maske masallarını bırakın. Hiç olmazsa, giderken dahi onurlu gidin.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

- Advertisement -

İNSTAGRAM

SON HABERLER