11.3 C
Hamburg
Cuma, Nisan 16, 2021

KANAL İSTANBUL VEYA BETON İSTANBUL

Sayın AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan diyor ki, Kanal İstanbul`u inadına yapacağız. Anlamadığım konu, Kanal İstanbul bu kadar hayatı mesele ve ülke ekonomisine büyük katkılar sağlıyacaksa, neden iktidar ile muhalef bu konuda neden birlikte bu konuyu tartışmıyorlar?

Bu günlerde Montrö Sözleşmesi üzerinden fırtınalar koparken, Montrö`yü tartışmaya açmayın diyenler darbeciler veya hayınlar olarak suçlanırken, Kanal İstanbul`un faydalarını neden kamuoyu ile tartışmıyorsunuz?

Montrö ile İstanbul ve Çanakkale Boğazları Türkiye Cumhuriyeti`nin himayesine verilmiştir. Söz konusu boğazlardan geçen her gemi, tonajına göre Türkiye Cumhuriyeti`ne ücret ödemek zorundadır. Askeri gemilerin geçişine ise, belirli süre Karadeniz`de kalması ve belirli büyüklükde olması şartı getirilmiştir.

Kanal İstanbul nasıl yapılacak, kimler yapacak ve finansmanını kim üstlenecek?

Biliyoruz ki, Sayın Erdoğan „Yap İşlet Devret Modelini“ çok benimsiyor. Türkiye`de hayata geçirilen bütün betona bağlı projeler Yap İşlet Devret Modeli ile yapılmaktadır.

Örneğin, Oto Yollar yapılıyor, yapan şirkete en az yirmi sene araç garantisi veriliyor.

Örneğin, Tunel yapılıyor, yapan şirkete araç garantisi veriliyor.

Örneğin, Osmangazi, Çanakkale veya Yavuz Sultan Selim köprüleri yapılıyor, yapan şirkete araç garantisi veriliyor.

Örneğin, Hava Limanı yapılıyor, yapan şirkete yolcu garantisi veriliyor.

Örneğin, Şehir Hastaneleri yapılıyor, yapan şirkete hasta garantisi veriliyor.

Şimdi soruyorum, Kanal İstanbul, Ekrem İmamoğlu`nun tanımı ile „Beton Kanal“, hangi şartlarda yapılacak?

Tabi ki, Kanal İstanbul veya Beton Kanal, yine yandaş beş şirketin oluşturdukları ve yabancı ortak aldıkları konsorsiyum tarafından yapılacaktır. Kanal İstanbul için enaz elli sene gemi garantisi verilmesi mümkündür.

Şimdi işin ekonomik tarafına bakalım. Kanal İstanbul özel şirketler tarafından yapılacak. Özel şirketler her geçen gemiden ücret alacak. Sene sonunda yeterli gemi geçmez ise, aradaki onbinlerce geminin ücretini sen, ben veya o ödeyecektir.

Böylece Türkiye Cumhuriyeti iki tarafdan zararlı çıkacaktır.

Birincisi, Boğaz`dan geçen gemiler Kanal İstanbul`a yönlendirilecektir. Devletin geçen gemiden alacağı ücretler düşecektir.

İkincisi, Boğaz`dan geçecek gemiler bir kısmı Kanal İstanbul`dan geçecek, işleten şirket gemilerden ücret alacaktır. Yeterli gemi geçmediği zaman, arada ki farkı yine Türkiye Cumhuriyeti ödemek zorunda kalacaktır, kime, tabi ki yandaş şirketlere. Örneğin, Zafer Hava Limanı`için senede bir milyon yolcu garantisi verilmiş, fakat bir senede uçan yolcu sayısı yaklaşık 7 000. Bu size bir şeyler anlatmıyormu?

Üçüncüsü, Boğaz`dan geçemiyen savaş gemileri, özel sektörün işlettiği Kanal İstanbul`dan geçmesi durumunda, o zamanda komşumuz Rusya ile papaz olacağız.

İster ekonomik, ister doğa, ister ekolojik ve istersen askeri açıdan bakın, Sayın Erdoğan`ın „İNADINA YAPACAĞI“ Kanal İstanbul, Türk Milleti için büyük felaketler getirecektir.

Tabi ki, Millet için büyük felaketlere sebep olacak Kanal İstanbul, Katar Emiri, ailesi veya Emirin Türkiye`de ki gizli ortakları servetlerine servet katacaklardır.

Şimdi düşünün, vicdanınız Kanal İstanbul veya Beton İstanbul`un yapılmasına evet diyebiliyormu?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

- Advertisement -spot_img

İNSTAGRAM

SON HABERLER